ARKA KAPAK
"Insanlar sirk ve inkâr gibi kötü ahlâklara sahip olduklari için eski devirlerde masum yavrularini diri diri topraga gömmekteydiler. Bugün ise bu masum yavrulara daha sefil, elem ve izdirab verici, sahsiyetlerini ayaklar altina alici bir ortam hazirlamaktadirlar.
O masum yavrularin ölümün bile rahmet oldugunu düsündürtecek olan bu davranislardan kurtarmak mü’minlerin en önemli vazifelerindendir. Çünkü güzel ahlâka sahip mü’minler kollarini bütün dünyâya ve insanliga karsi sefkatle açarak onlari kucaklama gayreti içerisinde bulunmalari îmanlarinin geregidir.
Ne yapalim! Artik çile günlerindeyiz, konusmak zor, anlamak zor, anlatmak da zor, dinleyeni bulmak ise daha da zor. Üzülerek ifâde edelim ki bir meseleyi arastiran veya ögrenmek için gelip soran yok. Hastaligina derman arayan yok ki Allah-u Teâlâ (c.c) bir tabip göndersin. Hasta feryat etmezse doktor yardimina gelmez.
Artik içine yuvarlandigimiz karmasanin sancilarini duymamiz lâzimdir. Ne yazik ki biz hislerimizi kaybettigimizden duyarsiziz. Bu felaketten kurtulmak için mutlaka niçin duyarsiziz diye arastirmali ve nefsimizi murâkabe altina almaliyiz.
Acaba mü’minler olarak hiçbir sey hissetmeyen felçliler gibi mi olduk, yoksa ölü haline mi geldik bilemiyorum. Herkesin oturup tevhîd inancinin karsisinda içinde bulundugu halini düsünüp degerlendirmesi lâzimdir. Eger düsünürseniz belki diliniz hiç duymadiginiz dertlerinizi disariya döker. Eger düsünmezseniz bu hal sizde müzminlesir ve kurtulusunuz zorlasir.
Son olarak sunu da hatirlatmakta fayda vardir. Tevhîd ilmi, mektep siralarindan veya kitaplardan ögrenilen bir ilim degildir. Tevhîd ilmi, kisiyi Allah-u Teâlâ’ya (c.c) kavusturan canli cansiz bütün varliklarda sakli olan ilimdir. Bu bir çiçegin tomucugunda sakli oldugu gibi, semâlarda, denizlerde, topragin altinda kisacasi bütün kâinatta ve özellikle senin varliginda sakli olan hakikatlerdir.
Tevhîdin disindaki ilimde sadece okul siralarinda degil, nefsin ve seytanin vesveselerinde ve sokaklarimizda tevhîdden mahrum bir sekilde gezen insanlarin hayatinda saklidir. Mü’minler olarak gayemiz samimi bir sekilde durumumuzun muhakemesini yaparak tevhîd medresesinden içeriye girmek olmalidir. "
AHMET YASAR
ARKA KAPAK
“Tarikat” denilen Sünnetullah ve Sünnet-i Resûlullah olan bu yolu, ifrât ve tefrît dengesini koruyamayip cehâletleri sebebiyle saskinlik ve sapiklik çukurlarinda olan kisilerin veya zümrelerin hallerine bakip da inkâr etmek, alaya almak veya kaldirip atmak kulaginda ezan ve kamet sedâsini duyan, tevhîd yolunda yürüyen akilli kisilere hiç yakismaz.”
“Gerçek gayelerin disinda söhret, enâniyet, makâm ve mevki saglamak, saygi ve sevgi temin ederek nefsini putlastirmak için cemiyetler kurup insanligi birbirinden koparanlara, tevhîde giden yollari kesenlere bakip da genel bir tenkide kalkip bu güzel yoldan geri kaldigimiz gibi baskalarina da engel olarak bizler de sapikliklar içerisinde bulunanlar gibi, yol kesici olmaktan sakinmaliyiz.”
“Yoksa yarismacilarin önüne dikilip de yarisa katilanlara; “Gelin oturalim, ben size kerametler bahseder, sizleri uçururum, ben de uçarim,” seklinde kendi enâniyetini korumak ve nefsini putlastirmak için yaldizli ve aldatici sözlerle insanligi, gâyesi olan tevhîd yolundan geriye birakanlara, insanlari “Oradan gidemezsiniz, buradan gidersiniz,” gibi sözlerle tevhîd yolundan koparmaya gayret edenlere “Mürsid” denilemedigi gibi, bunlara: “Yol kesici eskiya/(kutta-i tarik)” demekten baska bir sey söylemek de gereksizdir.”
AHMET YASAR
ARKA KAPAK
" Bizler hakikatleri, hiçbir beserî güç ve kuvvetten çekinmeden, korkmadan teblig etmekle mükellefiz. Teblig ettiklerimizden umdugumuz neticeyi alamayisimiz bizleri, umutsuzluga, arkasindan da tebligi terk etme gibi bir hataya sürüklememelidir.
Bilmelisiniz ki; mûcize gibi olaganüstü bir halle desteklenen nebi ve resûller bile körlesen gözleri açmak, kalpleri uyandirmak ve kulaklarin paslarini silmek için teblige devam ettikleri halde, insanlarin pek azi hariç çoğu sapikliklarinda israr ediyorlardı.
Söyleneni anlamayana, alicilarini Hakk’a kapatanlara nebi ve resûllerin de yapacak bir seyleri yoktu, bizim de olmayacaktir."
AHMET YASAR
ARKA KAPAK
Tarikat egitiminin insanin sirat-i müstakimde ilerlemesini saglayan bir ilim yolculugu oldugunu hiç unutmamaliyiz. Ilimden ve tefekkürden mahrum bir sekilde yapilan kuru bir zikirle kurtulusa ermek ve nefis terbiye mertebelerine asmak mümkün olmaz.
limsiz olarak çikilan yolculuklarda insanlar Hakk'i batildan ayirmakla zorluk çekerek, farkinda olmadan sirk ve nifak batakliklarina yuvarlanirlar. Halbuki 'vahdet-i Islâm'i korumak için her sahada tevhid anlayisina talip ve sahip olmamiz lazimdi. Ama sonsuz ilahi hikmetler geregi olanlar olmustur.
AHMET YASAR
ARKA KAPAK
"Insanlar, keyfiyetten mahrum topluluklar olusturunca, hele bu topluluk biraz da kalabaliklasinca bir sey olduklarini, bir cemaat tesekkül ettirdiklerini saniyorlar. Onlarin bu kanaate varislarinin sebebi "cemaat" kavramini gerçek manada düsünüp idrak edemeyislerinden dolayidir.
Bir kisi, tevhid inancini kendi nefsinde hayata geçiremiyorsa, bir cemaatin varligindan söz etmesi bos bir istir. Ortada tevhid inancina göre kendini yetistiren insanlar yoksa, ce-maat denilecek bir toplulukta yoktur.
Tevhid inancindan mahrum topluluklar saga sola yalpalayip durduklarindan dolayi, varliklarindan da bir sey meydana gelmez. Saskinlik içerisindeki diger top-lumlar da, onlarin yasayislarina bakarak yönlerini degistirmezler. "
AHMET YASAR
ARKA KAPAK
"Son birkaç asirda mü’minler genellikle Islâm’in özünden uzak bir sekilde ibadet konulari ile mesgûl oluyorlardi. Günümüzde ise yine kusatici mânâsindan uzak bir sekilde yalniz cihad ve devlet konulari anlatilmakta ve eski âlimler, acima-sizca elestirilmektedir. Halbuki içinde bulunduklari davra-nisla, kendilerinin de, elestirdiklerinden hiçbir farklari yoktur.
Ayni hatalari islemekten israrla kaçinmayan günümüz insanlarinin, geçmis âlimlerimizi bu tutumlarindan dolayi ni-çin insafsizca elestirdiklerini anlamak mümkün degildir.
Bizim yapmamiz gereken geçmis âlimleri elestirmek de-gildir. Bizim yapmamiz gereken her iki düsünce tarzinin if-rat ve tefritlerinden siyrilarak, kendimize bir orta yol tespit edip, Allahu Teâlâ Hazretlerinin bizden istedigi vazife-leri yerine getirirken; ilmi, cihadi, ibadeti ve zikri birbirinden ayirmadan nefsimizde uygulayarak etrafimiza örnek olmamizdir."
AHMET YASAR